Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Önemsiz gibi gözüken önemli konular

Yazının Giriş Tarihi: 15.03.2025 06:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.03.2025 15:29

Şikayetçiyim kendimizden.

Şu akıl kullanma konusunda büyük sıkıntılarımız var bizim. Bakın yok değil var, hem de yeri geldi mi en keskininden var ama çoğu zaman kullanma zahmetine girmiyoruz nedense.

Sağlam bir tetiklenmemiz, arkamızdan ittirilmesi ya da kışkırtılmamız falan lazım.

Önümüze serilen fırsatları değerlendiremiyoruz, ipuçlarını takip etmiyor, önemsemiyor, görmezden geliyoruz, üzerine düşmüyoruz, bazı şeylerin değerini bilmiyoruz önemini kavrayamıyoruz.

Küçücük bir örnek vereyim size;

Oğlum ilk defa tam oruç tuttu. Bende dedim ki ne istiyorsan söyle alacağım, orucun mükafatını vermek gerek.

Bir şeyler sıraladı hepsi yerine getirildi. Bu istediklerinin içinde dondurma da vardı. Tam 5 market dondurma aradık. Dondurma yok mu? Neden aradık bu kadar market? Var olmaz olur mu her yer dondurma dolu.

Ama bizim aradığımız bizden olsun bizim olsun ağız tadıyla yiyelim. Boykot olmayan bir dondurma aradık altı üstü. Bulabilene aşk olsun.

O kadar da canı istiyor kıyamıyorum da. Oruçlu oruçlu sesi çıkmadan gezdi marketleri. En son "Oğlum bir kereye mahsus alalım olur mu dedim, ne yapalım bulamadık daha fazla aramayalım. "

Gözleri doldu, morali bozuldu… "Ama almak istemiyorum, kötülük yapmak istemiyorum, onlara para vermek istemiyorum..." sıralıyor.

"Ama neden bizim dondurma markamız yok, neden bizim dondurmamız yok?"

"Vardır oğlum olmaz olur mu?"

"Peki, niye kimse satmıyor o zaman?"

"Evet” dedim, haklısın çok haklısın...

Sonra sonra aklıma takıldı bu basit konu.

Aslında basit gibi gözüken ama kesinlikle düşünülmesi gereken bir sorun bu. Neden bizim markalarımız bizim marketlerimiz de yer bulamıyor.

Aldık yine de dondurma mecbur ikna oldu. Akşam babasına, "Sadece bir kerecik aldık baba başka almayacağız, üzüldüm ben çok ama bulamadım başka dondurma, çok aradık hem de" diye upuzun açıklama yapma gereği duydu. Babası kızacağından değil kendini ikna etmeye çalışıyor aslında.

Bu ufak gözüken daha önce gözümüze hiç batmayan küçük şeylerden(!) anladık ki bizim ciddi bir açığımız var. Gerek dahi duymamışız mesela bu zamana kadar, var nasıl olsa diye.

Satan var yapan var birde üstüne biz niye uğraşalım dimi. Bu sanırım mantığımız. Veya basit görüyoruz böyle şeyleri bilemiyorum.

Ama hazıra öyle alışmışız ki, dışarıya öyle bağlanmışız ki, kimse düşünüp de zahmetine girip de bu mecralarda tutunmak istememiş. Ya da tam tersi ayakta tutmamışlar.

Sadece bununla da sınırlı değildi, bu basit küçük bir örnek sadece. Bazı yerlerde erken uyandık evet ama hala çoğu sektörde ayakta uyuyoruz.

Milli yerli markalarımızın daha çok çoğalması şart geç bile kalındı bence.

Çok açık var sektörde. Artık çok da dikkat etmeye çalışan var, az buz değil bu rakam. Ve hep alternatif aramakla geçiyor zamanımız, ciddi problem bu.

Her taraf yabancı markalarla dolu ve öyle de alışmışız ki hiç garipsememişiz daha önce.

Aslında bu zaman dilimi tam ortaya çıkmanın en güzel zamanı. Hazır ortada bir tepki var bir oluşum var bir alternatif arayışı var, fırsat bu fırsat.

Çok eksiklerimiz var çok.

Uyanıp akıllanıp düşünüp bir silkelenip kendi yolumuzu bulma zamanı geldi de geçiyor. Geç bile kaldık sayılır hatta...

Yükleniyor..
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Bursa Hayat Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.