Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Normal olmayan günümüz normalleri

Yazının Giriş Tarihi: 06.03.2025 06:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.03.2025 15:30

Otobüste gidiyorum iniş kapısının hemen önündeki koltukta oturuyorum dalmışım dışarıya bakınıyorum öyle boş boş. Sonra arkamda oturanların fısıldaşmalarını duydum niyeyse ve önümde kapının orda ayakta bekleyen biri için konuştuklarını anladım. Neden olduğunu merak ederek kafamı camdan kapıya doğru çevirdim; karşımda gencecik güzel bakımlı alımlı şık giyinmiş bir genç kız. Buraya kadar her şey normal. Sonra yüzüne baktım ve olay açıklığa kavuştu. Dudaklarına baya iddialı bir dolgu yaptırmış parlak kıpkırmızı da bir ruj sürmüş ve acayip dikkat çekiyor.

Otobüs durakta durdu ve kız indi arka tarafta oturan kişiler, "ne kadar yaygınlaştı kısa sürede, herkeste görüyorum artık, çok normal bir şey olmaya başladı bu" dediler. Ve çok haklıydılar...

Ve ben o an sanki daha önce hiç görmemiş gibi aydınlandım. İlk defa görmüyorum ve haklıydılar hakikaten acayip hızlı bir şekilde yayıldı bu olay gençler arasında. Hatta artık gençleri de aştı. Kız çok güzel ve o işlem acayip abartı durmuştu yüzünde çünkü haddinden fazla büyük kaçmış yüzünün orantısına.

Çok değil daha birkaç sene önce konuşuluyordu haber kanallarına konu bile olmuştu. "Kore de estetik yaşı çok düştü..." diye.

"Normal bir şeymiş gibi doğum günü hediyesi olarak bile alıyorlarmış estetiği" diye bir yerde okumuştum zamanında. Artık o kadar kanıksanmış ki normal bir eyleme dönüşmüş diyorlardı. Ve yaptırmayan sayısı hızla giderek düşüyor diye haber kanallarına düşüyordu. Ve bu çok uzak bir geçmiş değil üstelik. Şunun şurasında 3-4 sene öncesinin konusuydu. Ne olduysa nasıl olduysa hızla bizim ülkemizde de yayıldı. Artık bizde de normal bir işlemmiş gibi yaptırmayan sayısı git gide azalıyor. Çevremde hızla öyle çok çoğaldı ki nereye göz atsam muhakkak denk geliyorum. Ve öyle doğal kibar orantılı boyutlarda da değil artık, çığırından çıkmış gibi gözüküyor işler karşıdan bakınca.

Önce burun estetiği ile başladı süreç ülkemizde, şu an burnu estetik olmayan çok nadir insan kaldı, sonra dudağa geldi sıra, gençler arasında acayip popüler ve her isteyen anında gidip yaptırabilecek derecede her yerde yayıldı klinikler.

Baya bildiğin lise seviyesi gençlerde çok görüyorum ve acayip şaşırıyorum. 4 yıl öncesi falan okuduğuma şaşırırken şimdi gördüğüme şaşırır oldum. Biz ne ara bu noktalara geldik. Nasıl bu kadar hızlı yayılabilir, şaşkınım...

Artık işin kötüsü burunla dudakla sınırlı da kalmadı bu iş. Vücudunun her yeriyle rahatlıkla çok da aramadan uğraşmadan oynamaya başladı insanlar.

Önce burun sonra dudak sonra göz sırasıyla yanak kaş boyun göğüs kol karın derken derken bir bakmışsın değişmeyen yerin kalmamış.

Normal bir şekilde aynı gün randevu alıp kaşını kaldırabiliyorsun mesela dudağını büyütebiliyorsun, burnun için illa ameliyat masasına bile yatman gerekmiyor 2- 3 iğneyle baya değişime gidilebiliyor artık.

Çok çok haddinden fazla arttı.

Sana ne diyeceksiniz herkesin kendi kararı kimse karışamaz herkes istediğini yapar diyeceksiniz belki bana ama bu bana üzüntü veriyor.

Güzelim gencecik tazecik kızlar, mis gibi ciltler, insanı insan yapan karakteristik özellikler, seni sen yapan detaylar... Hepsi yok oluyor. Aynı makineden çıkmış gibi herkes aynı şu an.

Aynı kaşlar aynı dudaklar aynı burunlar aynı yanaklar saçlar bile aynı artık. Tırnaklar aynı kıyafetler zaten aynı...

Biriyle tanışmıştım birkaç yıl önce oturduğum yerden taşındım, az kalsın kafayı yiyecektim yoksa demişti, herkes aynı kaşlar, saçlar, burunlar, dudaklar, çantaları bile aynı demişti de bende şaşkınlıkla dinlemiştim. Şimdi bizzat canlı şahit oluyorum ve anlıyorum...

Sadece yaşamak...

29.03.2025 07:00

Ben artık iyiyi kötüyü ayırt edemeyecek hale geldim. Neye yanayım, hangi birimize üzüleyim, nerden başlayayım yakınmaya, kime kızayım, kimi tutayım, hangisine inanayım? Ama tek bildiğim, en içimden hissettiğim, daha çok hüzün olarak ama ve canımı yakan; neslimiz, geleceğimiz, bizi ileriye taşıyaca

Delirmeye ramak kala...

27.03.2025 07:00

Her zamanki gibi oldu. Yine tarih tekerrür etti. Şaşırdık mı? Hayır, bekliyorduk hadi kabul edelim. Biz hiç bir zaman usulünce, uslubunca iş beceremeyiz. Yine sap ile samanı karıştırdık. En baştan belliydi böyle olacağı... Galiba bu bizim kaderimizde var ya da bu biraz güzelleme oldu durun. Biz

Balıklama düşmek mi atlamak mı?

22.03.2025 07:00

“Farkında mısınız? Son bir kaç yılda acayip yıprandık. Perişan olduk, bittik, battık...” Bende dahil çok fazla tekrar eder buldum bu kelimeleri. Doğruluk payı büyük evet ama ne zaman düzayağa çıktık ki biz. Ne ara rahata erdik de yeniden başa döndük? Çünkü benim hatıralar da böyle güneşli günler

İşler çığırından çıktı

20.03.2025 06:30

Önüme şu sıralar o kadar çok başı boş köpek videosu ve saldırısı çıkıyor ki. Ve ben her gece bilmem kaç tane köpeğin bağırışları, çığlıkları ile uyuyorum. Artık şaka maka işler çığırından çıkmaya başladı. Ve Yunuseli bölgesi level atlıyor bu konuda. Daha 2 gün önce öyle çok uluma öyle çok köpek h

Önemsiz gibi gözüken önemli konular

15.03.2025 06:30

Şikayetçiyim kendimizden. Şu akıl kullanma konusunda büyük sıkıntılarımız var bizim. Bakın yok değil var, hem de yeri geldi mi en keskininden var ama çoğu zaman kullanma zahmetine girmiyoruz nedense. Sağlam bir tetiklenmemiz, arkamızdan ittirilmesi ya da kışkırtılmamız falan lazım. Önümüze serile

Pandemi ve kusursuzluk hastalığı

13.03.2025 07:00

Bu pandemi sanırım bize sandığımızdan daha fazla zarar verdi. Şaka maka 5 sene geçti üstünden ama biz bir türlü etkisinden sıyrılamadık. Her alanda etkilemiş daha ben yeni yeni farkına varıyorum. Hatta o zamanlar bununla ilgili bir yazı okumuştum ve açıkçası öne sürülenler de çok absürt gelmişti.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Bursa Hayat Gazetesi En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.