Bursa’da tiyatroya olan ilgi nasıl? Ali Düşenkalkar Bursa Hayat’a anlattı
Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni ve usta oyuncu Ali Düşenkalkar, sanat yaşamını ve tiyatroya olan tutkusunu Bursa Hayat'a verdiği özel bir röportajda paylaştı.
Genç yaşta tiyatroya adım atan Düşenkalkar, tiyatronun hayatındaki yerini şu sözlerle ifade etti: “Bir çocuğun balonu olur ya… Onu gün boyu elinde tutar, oynar, evin içine girdiğinde bırakır. İpi uzun olduğunda balon tavana yükselir, sonra tekrar alır ve oyununa devam eder. Benim için tiyatro tam olarak böyle bir şey. Elinde balon tutan bir çocuk misali bir sevgi… Hayatım boyunca tiyatrodan hiç kopmadım ve hala aynı heyecanla devam ediyorum.”
“TİYATRODA OYUNCU BAŞROLDEDİR, SİNEMADA İSE YÖNETMEN”
Hem tiyatro hem de sinema alanında uzun yıllar emek veren Düşenkalkar, iki sanat dalı arasındaki farkı şöyle değerlendirdi; “Tiyatro, oyuncunun merkezde olduğu bir sanat dalıdır. Bir oyunun sahnelenmesi için üç temel unsur gerekir: Metin, oyuncu ve seyirci. Eğer bunlardan biri eksikse tiyatro olmaz. Ancak sinema farklıdır. Sinemada yönetmen başroldedir, oyuncu ise daha edilgen bir konumdadır. Yönetmen, çekim sürecinden montaj aşamasına kadar her şeyi şekillendirir. Bir oyuncu mükemmel bir performans sergilese bile sahneleri kesilebilir, montajda yer bulamayabilir. O yüzden sinema ve tiyatro arasında büyük farklar var.”
“TİYATRONUN DÖNÜŞÜ ANLIKTIR, SİNEMA BEKLEYİŞ GEREKTİRİR”
Düşenkalkar, tiyatro ve sinema oyunculuğu arasındaki en büyük farklardan birinin, izleyiciyle olan etkileşim olduğunu belirterek şunları söyledi: “Tiyatroda dönüş hemen olur. Oyuncu sahnedeyken alkışları, tepkileri, seyircinin duygularını birebir hisseder. Ancak sinema farklıdır. Bir filmi çektikten sonra vizyona girmesi aylar, hatta yıllar sürebilir. Mesela benim oynadığım bazı filmler bir buçuk yıl bekledi. Bu, oyuncu için zor bir süreçtir çünkü sahnede olduğu anın geri dönüşünü alamaz, izleyicinin tepkisini anında göremez.”
“SAHNEDE ETKİSİNDEN ÇIKAMAYACAĞIM BİR KARAKTER OLMADI”
Ali Düşenkalkar, "Etkisinden çıkamadığınız bir karakter oldu mu?" sorusuna şu şekilde yanıt verdi: “Etkisinden çıkamadığım bir karakter olmadı. Çünkü tiyatro, duygu yönetimini gerektiren bir sanat. Bir oyuncu, bir sahnede ağlayabilir, öfkelenebilir ya da gülebilir. Ama oyun bittiğinde gerçek hayata döner. Eğer bir oyuncu, ‘Ben bu karakterin etkisinden çıkamıyorum’ diyorsa ona inanmayın. O, ya rol yapıyordur ya da işini doğru yapmıyordur. Çünkü oyuncunun sahnedeki varlığı bir düğme gibidir; açılır, kapanır.”
“TİYATRO PAHALI BİR SANAT AMA BİZ HALK İÇİN OYNUYORUZ”
Tiyatronun maliyetli bir sanat dalı olduğunu belirten Düşenkalkar, Bursa’da tiyatro bilet fiyatlarının bilinçli olarak düşük tutulduğunu vurgulayarak, “Tiyatronun maliyeti sanıldığından çok daha fazladır. Bir oyunda en az kırk kişi çalışıyor. Dekor, kostüm, ışık, sahne amirleri, teknik ekip derken büyük bir emek ortaya konuluyor. Ancak biz halk için tiyatro yapıyoruz. Bu yüzden bilet fiyatlarını olabildiğince düşük tutuyoruz. Kültürel yapıyı korumak, insanlara sanatı ulaştırmak bizim en büyük önceliğimiz.” şeklinde konuştu.
“BURSA’NIN TİYATRO SEYİRCİSİ BİLİNÇLİ VE SADIK”
Bursa’da tiyatroya olan ilgiyi değerlendiren deneyimli sanatçı, şehrin bilinçli bir seyirci kitlesine sahip olduğunu belirterek, “Bursa, tiyatroyu seven ve takip eden bir şehir. Seyircimiz bilinçli ve sadık. Biz onlara alternatifler sunmaya, repertuvarımızı zenginleştirmeye çalışıyoruz. Her gün aynı şeyi sunamazsınız, çeşitlilik şart. O yüzden biz de hem klasik hem de çağdaş eserlerle seyircinin karşısına çıkıyoruz.” dedi.
“TURNELERLE TİYATROYU HER İLÇEYE TAŞIYORUZ”
Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu olarak turnelere de önem verdiklerini vurgulayan Düşenkalkar, tiyatroyu her ilçeye ulaştırmak için çalışmalar yaptıklarını dile getirdi ve “Bursa’nın 17 ilçesi var ve biz bu ilçelere tiyatroyu götürmekle sorumluyuz. Belediye Başkanımız da bu konuda çok hassas. Mustafakemalpaşa, Kestel gibi birçok ilçeye gittik, gitmeye de devam edeceğiz. Ancak bu ilçelerde tiyatro salonları yeterli değil. Bazı salonlar düğün salonu olarak yapılmış, bazıları ise farklı amaçlarla kullanılıyor. Biz sadece oyun sahnelemekle kalmıyor, bu salonların tiyatroya uygun hale gelmesi için de çalışmalar yapıyoruz. Çünkü tiyatro, her yere ulaşmalı.” diyerek konuşmasını noktaladı.