Bipolar bozuklukta erken tanı ve düzenli tedavi hayat kurtarıyor

Bipolar bozukluk, depresif ve manik dönemlerden oluşup erken tanı ve düzenli tedavi gerektiriyor. Dr. Emine Yağmur Zorbozan, tedavinin kişiye özel olduğunu belirterek, ilaç ve psikoterapinin önemine dikkat çekti. Tedavi sürecine devam edilmesi gerektiğini vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 28.03.2025 22:21
Haber Güncellenme Tarihi: 28.03.2025 22:21

Bipolar bozukluğun, halk arasında "iki uçlu ruhsal bozukluk" olarak bilindiğini belirten uzmanlar, bu bozukluğun depresif ve manik dönemlerden oluştuğunu vurguluyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Emine Yağmur Zorbozan, bipolar bozuklukta erken tanı ve düzenli tedavinin önemini vurgulayarak, tedavi sürecinin, hastanın durumuna göre kişiye özel olarak şekillendiğini belirtti.

Bipolar bozukluğun genellikle erkeklerde daha erken yaşlarda görülebileceğini ifade eden Dr. Zorbozan, "Kadınlarda 35'li yaşlardan, erkeklerde ise 20'li yaşlardan sonra bu bozukluk başlayabilir" dedi. Depresif dönemlerde, kişi genellikle mutsuz, üzgün ve yetersiz hissederken, manik dönemlerde ise kişi kendini normalden daha mutlu ve enerjik hissedebilir. Bu uç durumların her biri, kişinin günlük yaşantısını olumsuz etkileyebilir.

TEDAVİ SÜRECİ VE YAKLAŞIMLAR

Bipolar bozukluğun tedavisi için doğru tanının konulmasının çok önemli olduğunu belirten Dr. Zorbozan, "Tanı konduktan sonra tedavi, atakta olan kişilere yönelik ve atağı geçmiş iyileşmiş kişilere yönelik olarak iki şekilde ilerler" şeklinde açıklamada bulundu. Bu tedavi sürecinde ilaç tedavisi ve psikoterapi gibi yöntemlerin kullanıldığını aktaran Zorbozan, özellikle depresif dönemde intihar düşünceleri olan hastaların hastaneye yatırılmasının gerektiğini ifade etti. Manik dönemde ise kişilerin aşırı enerjiyle coşkulu bir ruh hali içinde olmalarına rağmen, bu durumun her zaman olumlu sonuçlanmadığını vurguladı.

TEDAVİNİN DEVAMLILIĞINA DİKKAT EDİLMELİ

İyileşen hastaların tedaviye devam etmelerinin önemini belirten Dr. Zorbozan, "Ataklar azaldıkça ilaç dozu düşürülebilir. Ancak hastaların ilaçları ve doktor muayenelerini ihmal etmemeleri gerekir" dedi. Tedavi sürecinin düzenli şekilde ilerlemesi gerektiğinin altını çizen Zorbozan, tedavinin kişiye özel olduğuna dikkat çekti.

İyileşen kişilerin ilaçlarını kesmemeleri ve aile ile iletişimde olmaları gerektiğini belirten Dr. Zorbozan, "İyileşme sürecinde hastalığın doğru şekilde anlatılması ve ilaç tedavisi hakkında bilgi verilmesi çok önemlidir" dedi. Ayrıca, tedavinin etkinliğini artırmak için ilaç değişikliği, psikoterapi ve sosyal destek gibi faktörlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.