Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hopa'da meydana gelen olayların BDP ve terör örgütü tarafından ortaya konulan eylemler, AK Parti'yi şiddet tuzağına çekmek için yapılan açık tahrikler olduğunu söyledi. MHP, CHP ve BDP'lilerin öfke ve nefret dili ile kışkırtıcı üsluplarının bu tür olaylara zemin hazırladığını savunan Erdoğan, "Buna devam edecekler ama biz bu şiddet tuzağına asla düşmeyiz ve düşmeyeceğiz" dedi.
Düzenlediği toplantıyla Diyarbakır, İzmir ve İstanbul için hazırlanan projeleri açıklayan Erdoğan, konuşmasının büyük bölümünde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi. Erdoğan, "Milletinin yüzüne baka baka bu kadar rahat yalan söyleyen bir siyasetçiyi Türkiye tarihi ilk kez görmüştür. Bizi Hopa'ya adeta sokmama gibi bir cüretin içine girdiler. Bu siyasette bu zat çırak bile olamadı. Bu işi bilmiyor. İnsanlıktan da nasibini almış değil. Benim CHP'li vatandaşım Türk bayrağını eline alır ama sen
BDP'linin eline Türk Bayrağı'nı veremezsin" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Türkiye Hazır Hedef 2023" Proje Tanıtım Toplantısı'na katıldı. Salona girişte partililerin "Büyük Usta" sloganlarıyla karşılanan Başbakan Erdoğan, Diyarbakır, İzmir ve İstanbul projelerini açıklayacağını söyledi. Erdoğan, "Bütün projeleri en ince ayrıntısına kadar düşünüp, hesaplayarak hazırladık. Sırtımızda yumurta küfesi var ama birileri hesap kitap bilmeden sırtında yumurta küfesi olmadan duruyor. Biz ise adımlarımızı bilerek atıyoruz. Bugünü ve
gelecek vizyonunu dikkate alarak bütün bu çalışmaları hazırladık. Biz hiçbir zaman yapamayacaklarımızı söylemedik. 'Ne aldatan olacağız, ne aldanan olacağız' dedik. Biz popülizmi; siyaseti ve siyasete güveni içten içe kemiren bir hastalık olarak gördük. Buna hiçbir dönemde asla tevessül etmedik" dedi.
Hükümetin 8.5 yılda onlarca hayali ve hedefi gerçeğe dönüştürdüğünü belirten Başbakan Erdoğan, milletin tek kuruşunu dahi popülizm uğruna heba etmediklerini söyledi. Recep Tayyip Erdoğan, "Oy kazanmak, milleti kandırmak amacıyla hiçbir zaman bol keseden dağıtmadık. Bol keseden dağıtan herkese iki anahtar, ev, araba vaat eden siyasetçiler, geçmişte bu millete ağır bedeller ödettiler. Bugün o eski siyasetçilerin izinden giden, onları kendilerine akıl hocası yapanlar, eski bir siyaset hastalığını da yeniden
canlandırmanın peşindeler. Bunlar tarihleri boyunca yalnızca sandık göründüğünde demokrat olmuşlardır. Yalnızca sandık göründüğünde milleti hatırlamışlardır. Siyasi tarihleri boyunca milleti ve milletin tercihlerini aşağılamış, kendilerine oy vermeyenlere 'beyinsiz' diyecek kadar da edebi, adabı, terbiyeyi bir kenara bırakmış siyasetçilerdir" diye konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu sert bir dille eleştiren Başbakan Erdoğan, muhalefet liderinin seçim kampanyasının ilk anından itibaren ağır hakaretlerde bulunduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, "AK Parti'ye oy verenleri 'beyinsiz' olarak tanımlayacak kadar içindeki millet düşmanlığını ortaya dökmüştür. Her türlü kutsalı ve değeri istismar etmekten hiç kaçınmamıştır. Her gün bir yalan söylemiş, yarım saat geçmeden yalanlarından çark etmiş, bundan da en küçük bir ar
duymamıştır. Bir taraftan 'YÖK'ü kaldıracağım' diyeceksin, yarım saat sonra 'bedelliden aldığım parayı YÖK'e aktaracağım' diyeceksin. Teklif ettik. 'YÖK ile ilgili ne yapılacaksa oturup beraber yapalım' dedik ama kaçtı. Dürüst değil, samimi değil, yanında şaklabanı var. Beraberce gelip çarşaflı kardeşimi kandırırlar. Sonra Mersin'de de çarşaflı kardeşlerimizi otobüsten aşağı atarlar. Bunların durumu bu. İnsanların, kameralar aracılığıyla Türk milletinin yüzüne baka baka bu kadar rahat yalan söyleyen
bir siyasetçiyi Türkiye tarihi ilk kez görmüştür" ifadelerini kullandı.
"12 HAZİRAN'DA BU MASKE DÜŞECEK"
Yandaş medyanın bu tutarsız siyasetin üzerine gitmek, sorgulamak yerine bu iftira ve yalanların üzerini örtmeyi tercih ettiğini savunan Başbakan Erdoğan, "Çünkü AK Parti'nin iktidarında bunlar devleti istedikleri gibi sömüremiyorlar" dedi. Erdoğan, "Milletim bu yalanlara inanmasın, milletim sandık görününce demokrat olanlara inanmasın, milletim bunların suratındaki maskeyi, özellikle fark etsin ve maskenin ardındaki o statükocu yüzü görsün. İnanıyorum ki, 12 Haziran'da bu maske düşecek. Milletimiz
siyaseti içten içe kemiren popülizm hastalığının yeniden nüksetmesine asla izin vermeyecektir" diye konuştu.
Hopa'da yaşanan olaylara da değinen Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
"CHP yanlıları bir gün önceden, müşterek hareket ettikleri Halk Evleri gibi illegal legal tüm örgütler orada kendilerine göre bize pres yapma veya bizi Hopa'ya adeta sokmama gibi bir cüretin içine girdiler. Eğer düşüncene inanıyorsan, düşünce özgürlüğünden korkma. Bunlar düşüncelerine inanmıyorlar çünkü bunlarda düşünce ve fikir yok. Bunlar eli sopalı, taşlı maalesef şehir eşkıyaları. Emniyet teşkilatımıza 'bütün tedbirlerimizi alacaksınız ve biz geleceğiz' dedik. Meydanda binlerce insan toplanmış, 10
bini aşkın vatandaşımız orada. Hitabım6ızı yaptık ama sabahtan itibaren bunlar sokaklarda polisimizle, jandarmamızla devamlı taşlarla adeta bir mücadele içindeler. Biz konuşmamızı yaptıktan sonra dönüş esnasında sokaklardan çıkıyorlar, taşlar atıyorlar, güvenlik gerekli müdahaleleri yapıyor. Bu arada bir bölüm de 150 kişilik bir grup, bizim araçlarımıza yönelik taşlarını atmaya başlıyorlar ve önümüzdeki araçlar, otobüsümüz ciddi isabetler aldı. Bizim otobüsümüzdeki bir koruma polisimiz aldığı isabetle
otobüsten düşerek yaralandı. Şu anda yoğun bakımda. Rize'de beyin ameliyatını geçirdi. Şifalar diliyoruz. Bir tanesi de kalp krizi geçirerek öldüğü söyleniyor. Kimliğini bilmiyorum."
Erdoğan, düzenlenen saldırının ilk olmadığının altını çizerek, CHP'ye yönelik eleştirilerini sürdürdü. CHP, MHP'ye, BDP'ye gönül veren vatandaşlara, 'Lütfen iyi bir muhasebe yapın' çağrısında bulunan Başbakan Erdoğan, "CHP'nin pankartı devasa, devamlı illegal eylemler içerisinde olan, legal yapı içerisinde gizlenen pankart şu; 'Tek yol sokak, tek yol devrim altında Halk Evleri'. Bununla ne demek istendiği zaten belli. Terör örgütü yandaşları tarafından İstanbul'da sadece ne kadar seçim büromuza, seçim
araçlarına saldırılar olduğu ortada. Biz bütün bunlara karşı ne yaptık. Sadece düşüncemizle, sabırla, demokratik olarak sandıkta gereken cevabı vereceğimizi söyledik. CHP'nin genel başkanı dün açıklama yapıyor. Ölen kişinin ailesini ziyaret edecekmiş. Şahsımla alakalı söylediği şu söz ilginç 'rüzgar eken, fırtına biçer' diyor. Böyle bir siyasetçi olur mu? Neyin rüzgarını ektik ki, fırtına biçeceğiz. Sen şu anda miting yapmaya giderken birileri sana bunu yaptığı zaman kalkıp aynı şeyi ben mi söyleyeceğim.
Ben bu kadar edepsiz, ahlaksız ve bu kadar alçak değilim. Bunu yapamam. Bu siyasette bu zat çırak bile olamadı. Bu işi bilmiyor. İnsanlıktan da nasibini almış değil" diye konuştu.
"BDP'LİNİN ELİNE TÜRK BAYRAĞINI VEREMEZSİN"
Erdoğan, gerilimin faturasını hükümete kesmeye gayret eden bazı medya grupları olduğunu belirterek, "Ortamı biz mi geriyoruz, yoksa beraber olduğunuz yandaşlarınız mı? Hepsi ortada. Hakkari'deki tablo ortada. BDP'lilerin eline CHP'nin bayrağını tutuşturan kim, sensin. Aldığın oy Hakkari'de 157 tane. 157 tane oy alan, 2 bin 3 bin kişiyi önüne koyuyor. Niye eline bir tane Türk Bayrağı koyamıyorsun. Çünkü anlaşmayı öyle yapmış. Yoksa benim CHP'li vatandaşım Türk Bayrağı'nı eline alır ama sen BDP'linin eline
Türk bayrağını veremezsin. Onun için orada bu tuzağa düştün. Çünkü beraber çalışıyorsunuz. Bu nedenle 12 Haziran çok önemli. Orada geliyor yerel özerklikten bahsediyor. Zaten bütün yerel yönetimler özerktir. Yerel idareler yani valilik, kaymakamlık, burada yasalara, özellikle belediyeler yasasına ters bir şey varsa kalkar ona müdahale ederler. Yoksa tasarrufun her şeyin sana aittir. Biz eyaleti kast etmedik dedi. Neyi kast ettin açıkla" açıklamasında bulundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun genel başkan sıfatıyla sadece CHP'nin içindeki yerini korumaya çalıştığını ve Türkiye için bir hedefi olmadığını söyledi. 'Eğer partim birinci parti olmazsa, ben genel başkanlığı bırakırım" sözünü hatırlatan Erdoğan, "Ona da, diğerine de 'Siz de bırakmaya var mısınız?' dedim. Verdikleri cevap, 'Kimin oyu eksilirse, o bıraksın' diyorlar. Sen hesap uzmanıydın. Niye yüzde 40'ın, 50'nin hesabını yapmıyorsun. Siyasette asıl hedef iktidar olmaktır. Böyle bir
hedefi yok, sıkıntısı burada. Hopa'da meydana gelen olaylar; BDP ve terör örgütü tarafından ortaya konulan eylemler, AK Parti'yi şiddet tuzağına çekmek için yapılan açık tahriklerdir. MHP, CHP ve BDP'lilerin öfke ve nefret dili, kışkırtıcı üslupları maalesef bu tür olaylara zemin hazırlamıştır. Buna devam edecekler ama biz bu şiddet tuzağına asla düşmeyiz ve düşmeyeceğiz. Bugüne kadar sabırla, sağ duyuyla hareket ettik, aynı şekilde devam edeceğiz. Biz ülkeyi kaosa sürüklemek için elinden geleni yapan
CHP-MHP-BDP ittifakına karşı millet iradesini var gücümüzle savunmaya devam edeceğiz. Son sözü millet sandıkta söyleyecektir. Sandığa giden yolu biz nefret taşlarıyla kirletmeyecek, sabır ve hoşgörü ilmikleriyle örmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
DİYARBAKIR PROJELERİNİ AÇIKLADI
Açıklamalarının ardından Başbakan Erdoğan, Diyarbakır için hazırladıkları projeleri birer birer açıkladı. Diyarbakır'ın şu ana kadar ağırlıklı olarak hükümetin bütün imkanlarıyla eğitimde, sağlıkta, adalette, enerjide, tarımda çok büyük bir destek verdiği Güneydoğu'daki en büyük il olduğunu belirten Erdoğan, Ahmet Arif'in Diyarbakır'ı anlatan dizelerini seslendirdi. Başbakan Erdoğan, Diyarbakır'da yapılmak istenen yatırımların terör örgütü ve uzantıları başta olmak üzere çeşitli kesimler tarafından
engellenmek istendiğini ifade ederek, şunları söyledi:
"BDP adeta bölgeye yatırım gelmemesi için yoğun gayret sarf etti. Biz bu engellemelere rağmen sabırla, kararlılıkla bölgeye yatırım yapmaya, bölgenin sorunlarını çözmek için samimiyetle çaba harcamaya devam ediyoruz. Biz tüm insanımızı ayırt etmeksizin seviyoruz. Projelerimizin tamamlanmasıyla Diyarbakır'ı uluslar arası bir turizm destinasyonu haline getirmiş olacağız. İlk projemiz Suriçi Yenileme Projesi. 5 kilometre uzunluğundaki Diyarbakır'ın tarihi surları, iki yerden yıkılmış durumda. Bu iki yerde
onarım yapacak, Suriçi'ne o eski zamanlarda olduğu gibi bugün de yine kapılardan girilmesini sağlayacağız. Suriçi'ndeki 500 civarında sivil mimari örneği yapıyı, aslına uygun şekilde inşa edeceğiz. Suriçi'ni burada yaşayan kimseyi mağdur etmeden, kimsenin hakkına halel getirmeden, çirkin görüntüden kurtarıyoruz. Yeni çehresiyle Suriçi, tarihi eserlerin görünür hale geldiği, tarihin gelecekle kucaklaştığı, dünyadan birçok insanın görmek için can atacağı bir manzaraya kavuşacak. Bu projeyle Diyarbakır'da çok
büyük bir kentsel dönüşüm gerçekleştiriyoruz. TOKİ bunun için kolları sıvadı ve ilk planda Suriçi'nde Hz. Süleyman Camii ve çevresini de kapsayan yoğun gecekondulaşmanın olduğu bölgede hak sahipleriyle görüşmeler başladı. Bin 272 yeni konut yapılarak, kimsenin hakkı gasp edilmeden bu sürecin tamamlanması için çalışmalarımız devam ediyor. Diyarbakır için bir başka projemiz daha var. Havaalanı. Askeri ve sivil havaalanını artık birbirinden ayırıyoruz. Yeni ve modern bir terminal binasıyla Diyarbakır'a yakışan
bir sivil havaalanını Diyarbakır'a kazandırıyoruz."
Bir başka projenin Dicle Vadisi Projesi olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, Dicle Nehri'ne rağmen yeşil alan miktarının oldukça düşük olduğu Diyarbakır'a, yeşil ve mimarinin uyum içinde yükseldiği yeni bir yaşam alanı kazandıracaklarını söyledi. Erdoğan, "Dicle kenarında kuracağımız bu yaşam merkezi, günlük yaşamın, eğitimin, sporun kucaklaştığı farklı bir alan olacak. Yapılarda yöresel Diyarbakır bazal taşı kullanılacak. Tek ve iki katlı olarak düşünülen yapılarda Diyarbakır iklimi dikkate alınacak,
yamaçları ise piknik alanları olarak tasarlıyoruz. Dicle Vadisi Projesi ile Diyarbakır'daki insanlarımızın yaşam kalitesini arttıracak, güzel bir yaşam alanı kazandıracağız. Şimdi Bay Kemal'e sorarsan, 'burada insan yok' der. Hangisini söylesek öyle diyor. Arkadaşlara söyledim, 'insanları da koyun' diye. Diyarbakır için bir başka projemiz, Diyarbakır-Şanlıurfa otoyolu. Edirne'den başlayan şu anda Ankara'ya kadar ulaşan otoyol, Ankara-Niğde ve Şanlıurfa kesimini de tamamladığımızda, Türkiye'yi boydan boya
geçecek bir hat olacak. Diğer projemiz, Silvan Barajı projesi. Bu projeyle 2 milyar 450 bin dekar tarım arazisinin sulanabilmesini sağlıyoruz. Bu projeyle hayata geçecek sulama sistemi sayesinde çiftçilerimize yılda 735 milyon lira ilave gelir elde etme imkanı sağlıyoruz. Bay Kemal, bak burada da insan yok, çiftçi var" açıklamasında bulundu.
İZMİR PROJELERİNİ AÇIKLADI
Diyarbakır için planlanan iki yeni şehir hastanesi hakkında da bilgiler veren Başbakan Erdoğan, Kayapınar Şehir Hastanesi'nde 120 yoğun bakım yatağı, 30 ameliyathane, kemik iliği nakli merkezi ve organ nakil merkezi bulunacağını söyledi. Erdoğan, "Bu ameliyat masasında başlık kısmında Bay Kemal'in zamanında kaldırmak için takoz kullanılıyordu. Böyle hijyenik koşul falan nerede. Van'da bir profesörümüz 'başımızın derisi adeta yanar, soyulacak hale gelirdi. Vantilatör çalıştırırdık, böyle olunca
ameliyattaki hasta üşümeye başlardı' dedi. Artık bu sıkıntı yaşanmıyor. İkinci şehir hastanesi ise Yenişehir'de kurulacak. Toplam 600 yataklı bu hastane için şu anda arsa temini ile ilgili çalışmalar sürüyor. Diyarbakır için tasarladığımız son projemiz ise 30 bin kişilik bir stat" dedi.
İzmir için tasarladıkları projelere de değinen Erdoğan, İzmir için ilk projenin Körfez Geçişi Projesi olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, bu projeyle İzmir körfezinin iki ucunu birbirine bağlamayı hedeflediklerini belirterek, "Bostanlı ile İnciraltı'nı 4.5 kilometre köprü ve 1.5 kilometre batırma tüp tünel ile birbirine kavuşturuyoruz. Böylece Bostanlı ve Karşıyaka başta olmak üzere şehrin kuzeyinden gelenler en kısa yoldan güneye ulaşacak.
İkinci proje Konak Tüneli. Tünel olarak inşa edeceğimiz bu yolun toplam uzunluğu yaklaşık 2.5 kilometre. Bu tünelle kent içi trafiğini rahatlatacağız. Bir diğer proje; İzmir -Ankara ve İzmir-Bursa-İstanbul yüksek hızlı tren projesi. Projeyle birlikte İzmir-Ankara arası seyahat süresi 3.5 saate inecek. Bir başka proje Sabuncubeli Tüneli. Tüneli 3 kilometresi çift tüp tünel, 1.2 kilometresi bağlantı yolu olmak üzere toplam 4 kilometre uzunluğunda planlıyoruz. Bir diğer proje, İzmir-İstanbul, İzmir-Ankara
otoyolu. Türkiye'nin üç büyük ilini birbirine güvenli şekilde bağlıyoruz. İzmir'de metro hattını da artık metro ağı haline getiriyoruz. İzmir şehir merkezini çevre ilçelere 4 hatla bağlayacağız. Bir başka proje, şehir yenileme projesi. Kaçak binalar var. Tamamıyla gecekondu binaları, salaş yapılarla İzmir bu noktada bir felaket. Şimdi İzmir'de bu dönem çok ciddi bir sıçramayla, halkımızın bizlere vereceği önemli destekle, şehir yenileme projesiyle ekonomik ömrünü doldurmuş, depreme dayanıksız yapılardan
şehri arındırarak, yeni, modern, sağlıklı bir kentleşmeyi başlatıyoruz. Proje kapsamında yeni evlenenlere, dar gelir grubuna düşük taksitli, uzun vadeli ödeme planlarıyla ev edinme imkanı sağlıyoruz" açıklamasında bulundu.
Çandarlı Limanı'nın yapımına da başladıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, "Temeli bakan arkadaşlarımız tarafından atıldı. Bu proje ile İzmir'i en önemli lojistik üslerinden birisi haline getiriyoruz. Kuzey Ege Limanı'nı dünyanın en büyük 10 limanı arasına girecek şekilde inşa ediyoruz. Bu liman demiryolu ve otoyol bağlantılarıyla Türkiye'nin dünyaya açılan önemli bir kapısı olacak. Efes Antik Limanı'nı canlandırma projesiyle de Efes Tarihi limanını tarihte kullanıldığı şekilde yeniden canlandırıyoruz"
dedi.
İSTANBUL PROJELERİNİ AÇIKLADI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır ve İzmir'in ardından, İstanbul için hazırlanan projeleri de sırasıyla açıkladı. İstanbul için önemli çalışmalara imza attıklarının altını çizen Erdoğan, "Genel merkezi yönetim olarak Türkiye'de dağları deldik, dedik ki 'huzurlu ulaşım sağlayalım.' Viyadüklerle dev vadileri aştık. Yerel yönetim olarak İstanbul'umuz bu noktada çok güzel örnekler verdi. Bunlar bir tane tünel yapabilmiş mi? Hayır çünkü bu iş aşk ve dert meselesi. Kabiliyet ister ve imkanlar neyse bu
imkanlar içinde bunlar yapıldı. Bizler muhalif bir iktidarla işbaşı yaptık, bunlar zamanında paramızı göndermezlerdi ama biz yine metro yaptık. Devrim bu. Devrim taşla sopayla tam çerçeve indirmek değil, yapabiliyorsan devrimi böyle yap. Milliyetçilik bu, yapabiliyorsan milliyetçiliği böyle yap" diye konuştu.
Erdoğan, İstanbul için üç yeni proje hazırladıklarını ifade ederek, "Avrupa ve Anadolu yakasında iki adet şehir hastanesi. Bu hastanelerden bir tanesi İkitelli'de, Olimpiyat Stadı'nın yanında. Bu şehir hastanesinde toplamda 2 bin yataktan oluşacak. Ön yeterlilik ihalesi 18 Mart'ta sonuçlandı. İnşallah en kısa sürede sözleşmeyi imzalıyoruz ve inşaat başlıyor. Anadolu yakasında da aynı tarzda bir şehir hastanesini inşa ediyoruz. En uygun yerin tespitiyle bir şehir hastanesi inşa edeceğiz" açıklamasında
bulundu. İkinci projenin,
Taksim Meydan projesi olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, Taksim'de Tarlabaşı Bulvarı ve Cumhuriyet Bulvarı araç trafiğinin yer altına alınacağını söyledi.
Erdoğan, "Atatürk Kültür Merkezi önü ve Taksim Anıtı çevresinde bulunan araç yolları tamamen alta alınacak. Artık şu andaki gibi üstte araç görmeyeceğiz. Böylece tüm Taksim Meydanı'nı yayalara tahsis etmiş oluyoruz. Cumhuriyet Caddesi üzerinde 312 metre anıt ve Atatürk Kültür Merkezi tarafında toplamda bin 131 metre uzunlukta yer altı araç yolu inşa edeceğiz. Taksim Gezi Parkı ve Atatürk Kültür Merkezi önünü araç trafiğinden arındırmış olarak İstiklal Caddesi'ne kesintisiz şekilde bağlıyoruz. Alttaki
araç trafiğini her yöne ulaşmayı mümkün kılacak şekilde tasarladık. Günün belli saatlerinde Taksim Meydanı'ndaki servis yollarına, sadece bölgedeki işyeri ve konutların ulaşım ihtiyacını karşılamak amacıyla araç girişi yapılabilecek. 41 adet ağaç taşınmak zorunda kalacak. 15 ayda tamamlanmasını planladığımız bu projenin inşası sırasında trafiğin aksamaması için gerekli planları yaptık" ifadelerini kullandı.
Zamanında CHP tarafından yıkılan Taksim Topçu Kışlası'nı yeniden inşa edileceğini belirten Başbakan Erdoğan, "CHP, tarihi yıkan bir zihniyettir. Biz tarihimize sahip çıkıyoruz. Bunun orta bölümünü, altını Taksim için büyük bir otopark haline getireceğiz. İstanbul için hayırlı olsun" dedi.
Erdoğan, İstanbul için üçüncü projenin Adalar Projesi olduğunu söyledi. Yassıada ve Sivriada'yı yeniden ele alacaklarını belirten Erdoğan, adaların farklı bir çehreye kavuşturulacağını söyledi. Başbakan Erdoğan, Yassıada ve Sivriada'yı, İstanbul ve Türkiye'nin iki sembol adası haline getirmeyi planladıklarını belirterek, "Bu konuda Genelkurmay Başkanımıza özellikle teşekkür ediyorum. Yassıada Türk Silahlı Kuvvetleri'ne devredilmişti. Biz devraldık. Şimdi Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devretmek suretiyle
Yassıada'yı 'yaslıada' olmaktan çıkarıyoruz. Bütün ön proje çalışmalarını yaptırdık. Her iki adayı müşterek olarak, uluslararası kongrelerin yapılabileceği bir yer haline getirmek istiyoruz. İdam edilen Merhum Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatih Rüştü Zorlu'nun bıraktığı gerek objeler noktasında, eserler noktasında neler varsa bunların sergilenebileceği müze, müzeler düşünüyoruz. Eğer varislerinden alabileceğimiz kitapları varsa, bunları sergileyebileceğimiz kütüphaneler kuracağız. Büyükçe kongre
merkezi, oteller kuracağız. Yaslıada'yı demokrasi ve özgürlükler adası yapıyoruz. Hedefimiz bu. Bu, tarihi bir yanlışın giderilmesi olacak. 'Bize verilen emir yerine gelmiştir' diyenlere karşı, millet 'egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyerek bu tarihi yanlışı ortadan kaldıracak" açıklamasında bulundu.