HESAPTA OLMAYAN BİR GÖZALTI SÜRECİ VE 3-4 GÜNLÜK BİR TUTUKLULUK HALİYLE SON BULDU BURSASPOR’UN YAŞADIĞI KAOS... OYSA İDDİANAMEDE YER ALAN GERÇEKLER BURSA’YI SARSACAK NİTELİKTE... VE HERŞEYE RAĞMEN ÜZERİ ISRARLA KAPATILMAK İSTENİYOR GERÇEKLERİN, BİZ DE SORUYORUZ;
Peki ama neden?
Çok değil yakın bir zaman önce bu fotoğraf kareleri süsledi tüm yerel gazetelerin manşetlerini... Gündemin jet hızıyla değiştiği ülkemizde üstü çabuk örtülür hale geldi bazı dosyaların... Oysa küçük bir incelemeyle dahi gözler önüne çıkan gerçekler yenilir yutulur cinsten değil. Doğru haberciliği kendisine ilke edinen gazeteniz Bursa HAYAT, geride bırakılmaya çalışan gerçeklerin altında yatan tüm nedenleri belgeleriyle okuyucularına sunacak...
İŞTE İDDİANAME’DE YER ALAN SUÇLAMALAR
Özel belgede sahtecilik
Resmi belgede sahtecilik
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Gizliliğin ihlali
Zimmet
Suç işlemek amacıyla
örgüt kurmak
************************
2 yıl süreyle kulüp içinde yönetici yardımcılığı yapan tanığın verdiği ifadede açıkladığı yolsuzluğun son sözü işte bu oldu;
Paraları ben teslim ettim
2 yıl süreyle kulüp içinde yönetici yardımcılığı yapan tanığın verdiği ifadede açıkladığı yolsuzluğun son sözü işte bu oldu;
“Ben Bursaspor kulübü derneğinde 2007 yılı haziran ayından 2009 haziran ayına kadar 2 yıl süre ile kulüpte görev aldım. Ben fiili olarak Osman Nuri Biçer’in yardımcılığını yapıyordum, Osman Nuri Biçer Bursaspor’un genel müdürüdür. Trabzonspor maçı oynanmadan önce stadın tamamı neredeyse dolmuşken halen dışarıda ellerinde bilet olduğunu söyleyen ve stada girememiş 150-200 kadar taraftar vardı. Bunlar çalışıyordu. O sırada Emniyet Müdürü Tahsin Demir, 2. Başkan Osman Çelik ve genel sekreter oraya geldiler. Bende stadın girişindeydim protokol kapısının önünde Tahsin Demir, bunlar nedir diye sordu. Şahısların biletlerinin olduğu halde içeriye giremediklerini görünce iki yöneticiye ‘içerde yer yok fazla bilet basmışsınız’ dedi. Osman Çelik’de olaya müdahele ederek oradaki görevlilere bunların mutlaka içeriye alacaksınız diye söyledi. Bu şahısların tamamı açık kale arkasında bulunan boş bir alana yerleştirildiler. Bana da bu konuyu araştırmamı söylemişti. Sanırım kendisi de olayın takipçisi oldu. Ve genel müdürden bunu hesabını sordu, maçtan sonraki mesai gününde Sema Çavuşoğlu ve Sedat Şen birlikte Vakıfköy Tesisleri’nde fazla olan biletleri bastılar ve bunların satılamadığına dair tutanak düzenlediler, sorumlu yöneticiye de imzalattılar. Bu şekilde bu olayı kapattılar.
“Fenerbahçe deplasmanına giderken, bir kupa maçında S.K.’ya 500 adet diğer tribün liderlerine ise 50’şer adet bileti Osman Nuri’nin talimatıyla bizzat götürüp ben verdim.
2007-2008 sezonunda iç saha maçı öncesinde İbrahim Yazıcı’nın başkanlık dönemi ilk günlerinde maç öncesi kombine odasında Osman Nuri Biçer, Varol Çorapçıgil ve Sedat Şen’de olduğu halde beni çağırdılar. Osman Nuri Biçer bana içi para dolu büyükçe bir poşet verdi.
Poşette ne kadar para olduğunu bilemiyorum. Fakat bunlar bankadan alınmış desteler halinde paralardı. Bunları tribün dışında bulunan Y.Ç., S.K ve T. isimli amigolara bu paraları talimat gereğince verdim.
Onlarda bunu alıp gittiler. Maça da girdiklerini sanmıyorum”.
KULÜP BAŞKANI VE TRİBÜN LİDERİNİN CEZAEVİ ZİYARETİNDE GERÇEKLEŞEN GÖRÜŞMEDE YAPTIĞI İLGİNÇ DİYALOG
S.K.: Başkanım hoşgeldin.
İBRAHİM YAZICI: Geçmiş olsun
S.K.: Allah razı olsun başkanım
İBRAHİM YAZICI: Ne iş lan bunlar böyle ya. Allah Allah bende yoktum dün geldim.
S.K.: Olsun herşeyde bir hayır var değil mi başkanım?
İBRAHİM YAZICI: Allah beterinden saklasın daha başka bir şey demiyorum. Dışarıda olsak belki başka... Bi şey değil yani cenab-ı Allah böyle buyurmuş.
İBRAHİM YAZICI: İçerde bir sıkıntınız var mı müdür soruyor? Bir şeyleri varsa...
S.K.: Başkanım çocuklarla ilgili birer tane forma gönderirseniz. Forma alt üst eşofman yani.
İBRAHİM YAZICI: O kolay canım kaç tne
S.K.: 30 kişi var içerde, 30 kişi var.
İBRAHİM YAZICI: Söylerim ben Yüksel biliyor onları, söylerim ben onları.
S.K.: İyi olur ya
İBRAHİM YAZICI: Allah Allah
S.K.: Başka bir şey yok. Sağılığın nasıl başkanım.
İBRAHİM YAZICI: Vallahi işte bende
S.K.: Geçmiş olsun sana da başkanım.
İBRAHİM YAZICI: Sağol canım
S.K.: Ameliyat olmuşsunuz
İBRAHİM YAZICI: Size de geçmiş olsun ya olacak işler değil bunlar ya.
S.K.: Olsun ya. Üstümüze oynuyorlar ya. E olur aynı şeyleri bize oynamadılar mı işte başkanım o işlerin devamı...
İBRAHİM YAZICI: Sayın savcı duyarsız, kulüp beraber organize etmişiz bu işleri. Beşiktaş kulübünde de para almışız. Bu olayları yaptırmak için kulüple beraber organize etmişiz. Bu işler enteresan işler, olmayacak işlerin devamları bunlar hep ya.
S.K.: Bir yerden tutturmaya çalışıyorlar başkanım bir şeyler ama kafalarına göre.
İBRAHİM YAZICI: İçeride bir sıkıntınız var mı?
S.K.: Yok kurtulucaz Allah’a şükür, işte herkes ayrı koğuşta. İşte tek sıkıntımız o yani, çocukları bir arada göremeyioruz.
İBRAHİM YAZICI: Özellikle mi böyle yaptılar yoksa öyle mi denk geldi.
S.K.: Özellikle dağıttılar herkesi ayrı ayrı yerlere.
İBRAHİM YAZICI: Mesela hepiniz ayrı ayrı mı yatıyorsunuz?
S.K.: Ayrı ayrı, hepimiz ayrı ayrı yerleştik. Ayrı koğuşlarda herkes ayrı koğuşlarda, ayrı bloklardayız.
İBRAHİM YAZICI: Nasıl yan yana gelebiyorsunuz, şeyde mi?
S.K.: İşte böyle ziyarette falan denk gelebilirsek denk gelebiliyoruz. Yoksa normalde ziyaretlerde de ayrı ayrı yerlere düşüyoruz yani.
İBRAHİM YAZICI: Öyle mi?
S.K.: Tabi
İBRAHİM YAZICI: Peki öyle gezilen böyle açık havada falan denk gelmiyor mu?
S.K.: Yok öyle yok. Amerikan sistemi değil burası.
İBRAHİM YAZICI: Öyle mi?
S.K.: Biz öbür çocuklarla bazen denk gelebiliyoruz. Nasıl geliyoruz işte; İki koğuş topa çıkarsak, bahçeye mahçeye top oynamaya, o zaman koğuştan bir kişiyle, iki kişiyle denk geliyoruz yani.
İBRAHİM YAZICI: Allah Allah. Sizin görüntüleriniz de yokmuş benim bildiğim kadarıyla
S.K.: Ya biz şey örgüt lideriyiz
İBRAHİM YAZICI: Ha?
S.K.: Örgüt lideriyiz
İBRAHİM YAZICI: Başınızda galiba Osman
S.K.: Ha evet, o büyük çete reisi
İBRAHİM YAZICI: Olacak iş mi ya!
S.K.: Ya sabah bir baktık bizden önce götürmüşler zaten.
İBRAHİM YAZICI: Ne olacak işte ya. Al işte benimle nasıl uğraştıklarını biliyorsunuz.
S.K.: Aynen
İBRAHİM YAZICI: Yani bu kadar ufacık bir şeybulsalarda.
S.K.: Hocanın açıklamalarını seyrediyordum biraz önce ben de işte
İBRAHİM YAZICI: Ne diyor?
S.K.: Bize bizden başka kimsenin faydası yok diyor
İBRAHİM YAZICI: Aynen de öyle, doğru.
Kulüp içinde olup biteni tüm soğukkanlılığıyla tanık ifadesinde anlatan Biçer’in yardımcısı, anlattıklarıyla adeta şoke etti. Tanığın ifadesinde yer alan açıklamalar özellikle başkan Yazıcı’nın tiribün desteğini arkasına alabilmek için verdiği tavizleri konu alıyor.
Biletix firması ile yapılan anlaşmadan önce maç biletleri dernek tarafından basılmaktaydı, her maçta kayıt dışı bilet balıdığı çok oluyordu ve bunların hesabını da kimse bilemezdi. Osman Nuri Biçer, Sema Çavuşoğlu ve Sedat Şen üçü birlikte bütün bu bilet işlerini kendi menfaatlerine olacak şekilde ayarlarlardı. Biletiks firması ile anlaşma yapıldıktan sonra dahi benzer şekilde kayıtrışı biletlerin basıldığını ve bunların yine aynı şahıslar arasında rantının paylaşıldığını Selim Kurtulan isimli tribün liderine ücretsiz olarak çok sayıda bilet verildiğini, yine maç öncesinde Selim Kurtulan’ın İbrahim Yazıcı’ya arayıp daha fazla bilet talebinin olduğunu, başkanın Osman Nuri Biçer’e talimat vererek kayıt dışı fazla bilet bastırıp bunları yine selim Kurtulan’a ulaştırdığını, bir bilet ile gelen kişilerden iki kişiyi turnikeden geçirip stada aldıklarını sağlam kaynaklardan duyup öğrendim. Anlattıklarından bazılarına da şahit oldum. Bunlar bu şekilde hem derneği zarara uğratıyorlar, hem de kendilerine rant elde ediyorlar. Osman Nuri Biçer, Sema Çavuşoğlu, Sedat Şen ile birlikte halen genel müdür yardımcı ve stat müdürü olan Varol Çorapçıgil görev tanımı ve yaptığı iş itibari ile bilet dağıtım ve bunların rantının paylaşımı işinden uzak gibi görünsede onlar ile birlikte hareket ettiğinden eminim. Bütün işlerde beraberdirler. Her maç öncesinde genelikle Salı ve Çarşamba günleri tribün liderleri (Recep Kurtuluş, Mehmet Güzelsöz, Çiko İsmet, Sedat Yıldız, Kaan Mete) ve özellikle Selim Kurtulan tesislere gelip genel müdr Osman Nuri Biçer’in odasında maç toplantısı yaparlardı. Bu toplantılar da maç esnasında olabilecek tezahüratlar, atılacak sloganlar, açıyacak pankartlar konuşulurdu. Bunlar genelikle Osman Nuri Biçer’in isteklerine göre hareket ederlerdi. Osman Nuri Biçer’den habersiz dolayısıyla da İbrahim Yazıcı’dan habersiz içeriye davul bile sokamazlardı. Maç sırasında tribünlerden istedikleri kişileri hareket ettirebilirlerdi veya destek slagonları attırabilirlerdi. Tribünlerde veya stat dışında çıkan herhangi bir olayda Osman Nuri biçer müdahele ederse ve isterse olayları bitireb.ilir veya daha çok çoğaltabilirdi. Çünkü taraftar grubu Osman Nuri Biçer’i çok dinlerdi. Osman Nuri Biçer’e tribün liderleri ‘Baba’ diye hitap edebilirlerdi. Stat içine yasak madde sokulmuşsa mutlaka Osman Nuri Biçer’in ve İbrahim Yazıcı’nın bilgisi vardır. Onlar tarafından yapılan yardımlarla bu işler gerçekleşebilir, kongre öncesinde İbrahim Yazıcı başkan adayıyken tribünlerde ”İstikrardan yanayız, Yazıcı arkandayız’ şekline pankart açılmıştı. Bu şekilde taraftar grubunu kongreyi etkilemek amacıyla kullanıyordu. 2007 yılında Fortis Türkiye KUPASI’NDA Van Belediyespor ile yapılan maç sırasında Teksas tribünün de bulunan 200 kadar taraftar Selim Kurtulan, Recep Kurtuluş, Mehmet Güzelsöz, Sedat Yıldız liderliğinde stadın yerinin değişmemesi ve yıkılmaması için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a maç başından sonuna kadar ağıza alınmayacak ve sinkaflı küfürler ettiler. Bu hareketleri tamamen başkan ibrahim Yazıcı yönetimi ve Osman Nuri Biçer’in yönlendirmesi ile yapıldığından eminim. Çünkü bunların talimatı ve onayı olmadan bu şekilde bir hareket yapmalarının imkanı yoktur.
Bursaspor Kulübü Derneği’nden taraftar ve tribün liderlerine bedava bilet kombine dağıtıldığı çok olmaktadır. Ayrıca bunlar yabancı maça giderken dernek yöneticileri ve özellikle İbrahim Yazıcı’dan maddi destek aldıkları biliniyor. Bunların bedelinin dernek hesaplarından karşılandığını düşünüyorum.
2008 yılında derneğe haciz için gelen icra memuru ve avukatlar işlemleri yaptıkları sırada Osman Nuri Biçer benim yanımda Selim Kurtulan, Yüksel Çolak, Çiko İsmet, Recep Kurtuluş, ve Mehmet Güzelsöz gibi isimleri aradı. Bunların acele derneğe gelmelerini istedi. Bunlarda kısa sürede derneğe geldiler ve Osman Nuri’nin talimatıyla avukatlara saldırıda bulundalar. İcra işleminin yerine getirilmesini engellediler. Daha sonra gelen Çevik Kuvvet Polisi ile çatıştılar. Mehmet Güzelsöz bu olaylar nedeni ile hastanede kalp kirizi nedeni ile tedavi gördü. Buradaki tedavi masrafları da dernek hesaplarından ödendi.